Öfke ikincil bir duygudur. Yani bazı duyguların sonucunda ortaya çıkar. Haksızlığa uğradığını düşünme , sınırların ihlal edilmesi gibi durumların sonucu olarak ortaya çıkar. Öfkelenmek doğal bir durumdur. Diğer duygular gibi yaşanmasında bir sorun yoktur. Tek sorun öfkenin şiddetle ya da kırıcı bir şekilde ifade edilmesidir. 
Bir çok psikosomatik hastalığın altında yatan sebep biriktirilmiş, bastırılmış öfkedir. Öfke hissetmek aslında çok değerlidir. Bize kendimizle ilgili bilgi verir. Öfke yönetimini öfkelendiğimiz anlarda yapamayız. Öfke yönetimi yapmak istiyorsak öfkelendiğimiz durumlar üzerinde çalışmamız gerekir. Neden öfkelendim? Bu olay benim hangi duyguma dokundu, tetikledi? Aslında şu an bu olaya mı öfkelendim yoksa geçmişte yaşanmış bir olayla bağlantı kurup tetiklendim mi? Öfkelendiğim olay mı gerçek yoksa geçmişten gelen bir aktarım mı söz konusu? Bunun gibi sorular sorarak cevaplar üzerinde düşündüğümüzde sorunumuzun kaynağına inmiş oluruz. 
Zamanla üzerinde çalıştığımız öfkenin kökenlerine inmeyi başardığımızda iyileşme başlar. Ve öfkemizi sağlıklı bir şekilde ifade etmeyi, yani yönetmeyi başarabiliriz. Öfkenin altında değersizlik, yetersizlik duygusu , kişisel sınırların ihlali gibi duygular vardır. Bu duygularla yüzleşmek ve onlar üzerinde çalışmak daha az öfkelenmemizi sağlar. 
Sonuç olarak öfkelenmek iyidir, hiç bir duygu iyi ya da kötü değildir. Sadece hissedersiniz. Öfkenin dışa vurumu şiddetse , ya da çevredekilere bir şekilde zarar vermekse problemdir. Ve öfke bize dair çok şey anlatır. Ona kulak vermek , anlamak için zaman ayırmak bize çok şey katacaktır.